• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa arrow Moda Haber arrow Moda her şeye değer mi?
Moda her şeye değer mi?
Pazar, 17 Şubat 2008

 

Image

her anlayıştakiModa, her kültürdeki, her zevk sahibine birbirinden farklı tarzları sunuyor. Siz doğru araştırmayı yaparak kişiliği olan koleksiyonlardan giysilerinizi tercih edin.

Siz doğru araştırmayı yaparak kişiliği olan koleksiyonlardan giysilerinizi tercih edin. Alışveriş yaparken tarzı diğer mağazalar ile aynı olan markalardan değil de farklılığını koleksiyonu, kalitesi ile ortaya koymuş firmalardan tercih edin. Her birey kendine ait, özümsediği giysiyi giyme hakkına sahiptir, moda olsun ya da olmasın.

Moda çevresi şu günlerde büyük bir telaş ve heyecan içerisinde. Birbiri ardına gerçekleştirilen moda haftalarına katılım oldukça fazla. Trendleri yakından takip etmek isteyen moda severler her bir detayı titizlikle izleyebildikleri defileleri keyifle bekliyorlar. Yeni akımların, yeni trendlerin, yeni renklerin biçimlenerek giysi haline gelmesi pek çok kişiyi, tabii ki beni de heyecanlandırıyor. Büyük bir görsel şölen halinde izleyicisi ile buluşan koleksiyonlar, gelecek yılın sezonu hakkında profesyonel tekstilcilere olduğu kadar moda takipçilerine de bilgi veriyor. Bakalım geçtiğimiz sezonlardan farklı neler çıkacak karşımıza? Tarzını ezbere bildiğimiz tasarımcılar ve markalar ne gibi ayrıntıları ön plana çıkaracaklar?

Dünyanın önemli moda merkezlerinde gerçekleştirilen bu defileler Paris, Milano, Londra, Berlin ve İspanya gibi tekstil ve moda dünyasında sözü geçen şehir ve ülkelerde yapılıyor. Bir defileden ötekine koşuşturulan moda haftalarında 1 yıl sonrasının moda akımlarını izleyiciye sunan tasarımcılar, kendi tarzlarını, moda olacağı öngörülen stillerle birleştiriyor. Buna rağmen her birinde farklı tarz ve kesim özellikleri öne çıkıyor.

Dünya her ne kadar moda adına küçük ve dar olarak algılansa da farklı kültürlerden gelen tasarımcı ve modacılarla ne kadar geniş bir yelpazeye sahip olduğunu bir kez daha moda takipçilerine gösteriyor. Kimisinde kesim farklılıkları göze çarparken, kimisinde ise kullanılan malzeme zenginliği, giysiyi masal diyarlarından alınmışçasına romantik hale getiriyor. Bazen, moda eskinin tekrarı gibi görünse de, aslında öyle olmadığı detaylara bakıldığında görülebiliyor. En azından eskiden alınan tarz yeni kumaşlarla birleştirilerek revize ediliyor. Geçmiş yıllardan uyarlanan giysilerde günümüz alışkanlıkları da düşünülerek, yeni stillere karar veriliyor. Yarasa kol dediğimiz bütün kollar 80’lerde kocaman vatkalarla kullanılarak dik omuzlar öne çıkarılmıştı. Neredeyse 4-5 cm kadar yükselen omuzlar boynun vücuda gömülmüş gibi kısacık durmasını sağlıyordu. Bu çirkin görüntü o dönemlerde moda olduğu için gayet hoş karşılanmıştı. Oysa şimdilerde tekrar gündemde dediğimiz yarasa kollu modellerde vatka kullanılması şöyle dursun hatlar gayet yumuşak kesimlerle birleşiyor. Aynı şekilde 80’lerde yakışanın da yakışmayanın da giydiği taytlar şimdilerde çorap yerine kullanılıyor. Üzerine mutlaka uzun bir giysi giyilerek tayt’ın bir dönemler yanlış kullanımına ince bir gönderme de yapılıyor.

Moda, geçmiş ile geleceğin bir araya getirilerek günümüz insanının ihtiyaçlarına, zevkine hitap etmesi ile şekilleniyor. Pek tabii ki bu yapılırken tasarımcının tarzı, modaya bakış açısı, markanın geleneksel yapısı, moda öngörüleri koleksiyonların şekillenmesinde çok çok önemli rol oynuyor. Bu nedenlerle kimi zaman birbirinin tekrarı gibi görünen akımlar aslında talepler doğrultusunda biçimleniyor. Bunlara rağmen geçmiş dönemlerdeki moda akımları ile günümüz akımları arasında çok önemli bir fark var. 90’ların başına kadar tek stilin, 2 ya da 3 belirli rengin moda olduğunu görüyoruz. Sokağa çıkıldığında hep aynı tarz giyinen insanlar, giyenin tarzından ziyade modanın dayattığını giymek zorunda kalanlar, şimdilerde farklı anlayıştaki giysileri de rahatlıkla bulabiliyorlar. O dönemlerde bu çıkmazdan ev terzileri ve modacılarla sıyrılan tüketiciler son yıllarda farklı akımları, birçok rengi ve değişik stilleri bir arada sunan moda başlıkları ile gidermeye çalışıyorlar.

Birçok akımın bir sezonda bulunduğu son yıllarda kişinin bireysel tercihlerini, farklı kültürlerin zenginliğini fark eden tekstilciler ve tüketiciler modayı bu özgürlükle ele alarak üretim yapmaya başladı. Kendi koleksiyonlarını hazırlayan markalar kendilerine ait renk tonlarını, kesim detaylarını, kumaş ve aksesuar tercihlerini, müşteri portföyünü de göz önünde bulunduruyor. Birilerini taklit etmekten ziyade onlardan belki ilham alarak tarzını belirleyen markalar koleksiyonlarındaki kendilerine ait özellikli parçalarla da beğeni topluyor.

Fakat sadece lider tekstil firmalarını taklit ederek üretim yapan markalar da (ne derece marka denilebilirse) bir hayli fazla. Bu tarz firmalar Avrupa ya da yurtiçinde belirli markalardan aldıkları giysiler üzerinde küçük değişiklikler yapıp yeniden üretiyorlar. Koleksiyon hazırladıklarına inanan bu tarz firmalar yüzünden pek çok tüketiciden “Vitrinler hep aynı, bir mağazada olan, diğer 10 mağazada da var.” serzenişleri yükseliyor. Tasarıma yatırım yapmaya gerek görmeyen taklitçi firmalar moda dünyasının kalıplaştığını, tek tarz olduğunu göstermeye çalışsa da, bilinen bir gerçek var ki kendi stilini ortaya koymuş markalar büyürken diğerleri küçülmeye mahkum olacak. Şu andaki yüksek oranlı indirimlerin erken gelme nedenlerinden biri de bu anlayışı benimsemiş firmalar. Vitrinlerin aynı olduğunu savunan tüketiciler bilmelidir ki; sezonda birbirinden oldukça farklı stiller son yıllarda modanın desteklediği bir anlayış. Fakat kolay yolu tercih eden bazı üreticiler hazır olanı alıp üretmeyi tercih ederek modanın içinden kendilerine dar pencere açıyorlar.

Moda her anlayıştaki, her kültürdeki, her zevk sahibine birbirinden farklı tarzları sunuyor. Yeter ki siz doğru araştırmayı yaparak kişiliği olan koleksiyonlardan giysilerinizi tercih edin. Alışveriş yaparken tarzı diğer mağazalar ile aynı olan markalardan değil de farklılığını koleksiyonu, kalitesi ile ortaya koymuş firmalardan tercih edin. Her birey kendine ait, özümsediği giysiyi giyme hakkına sahiptir, moda olsun ya da olmasın.

Yorumlar (0)add comment

Yorum Yazın!
Kısalt | Uzat

busy
 
< Önceki   Sonraki >
 

Üye Girişi

Kimler Sitede

Şuanda 24 misafir bağlı