|
Lagerfeld’in sırlarının sır olmaktan çıkartıldığı bir filmin aksine, böylesine derin bir kişiliğin, sadece birkaç haftasından bir takım olaylar ve Lagerfeld’in felsefesinden bir kuple kameraya alınmış sanki.
Karl Lagerfeld, bir moda efsanesi. 70’li yaşlarında ve oldukça yoğun bir hayatı var. Anlaşılan o ki, onu ayakta tutan zaten böyle bir hayat. Yoğun bir kreatif hayat içinde, Chanel ve Fendi markalarının başında olmak ve markaların fotoğrafçılığını üstlenmek var.
Aksesuar olarak kullandığı, hatta parmaklarının üst taraflarına kadar ellerini süsleyen yüzükleri, ikon haline gelmiş at kuyruklu ve güneş gözlüklü(gözlüksüz çekmeyin) tipi, ipod merakı, kitap tutkusu ile uçsuz bucaksız bir adam Lagerfeld.
Lagerfeld, 1938 doğumluyum diyor, kayıtlar 1933 olduğunu söylüyor. Öğretmenleri ve sınıf arkadaşları ise eski yaşı doğruluyor. Ancak Lagerfeld yaşsız bir adam. Nostaljiye inanmıyor daha doğrusu eskilerle yaşamayı sevmiyor. Gittiği her yere neredeyse bir kütüphane götüren, kendi evinde inanılmaz bir koleksiyonu bulunan tasarımcı, filmde kendiyle ilgili açıklamlarda samimi. Ayrıca çocukluğunu ve cinsel kimliğini açıklarken anlattığı hayat felsefesi ve durumlara bakış açısı etkileyici. (Filmin ismine yaraşır sırlar işte bu önemli felsefelerde açığa çıkıyor.)

Lagerfeld oldukça ilginç bir karakter ve söylecek çok şeyi var ancak film bunu tam manasıyla vermiyor. Yine de tavsiyeye göre gidilecek bir film değil. Meraklısı zaten ne olursa olsun kaçırmayacaktır.
Ünlü tasarımcının moda hakkında söylediği şu söz ise, tarihe geçeceklerden: “Moda geçici, tehlikeli ve adaletsizdir.”
|